Üçkağıtçı TOSBAĞ

Monday, August 28, 2006

Tatlıcı Tombak...

evet yanlış okumadınız adım artık tatlıcı tombak...neymiş efendim annemin bana yedirmeye çalıştığı havuç,patates,pirinç karışımını yemiyormuşum da muhallebi, bisküvi, meyva püresini ağzımı şapırdatarak yiyormuşum...sebze püresini daha püskürtemiyor olabilirim,ama onu yerken ağlıyorum,anlasana artık beni anne...hem ben babam gibi kebap manyağı olacam....yemicem işte yemicem sebze püresini...

Tuesday, August 15, 2006

ordan burdan...

bugün annem çalışmaya gitti...neyse canım geceleri gitmesinden iyidir...hem o bana mamalar alabilmek için beni bırakıp gidiyormuş...ben babannem ve dedemle evde oyunlar oynuyorum...dün gece bir sıcaktı ki sormayın,bir türlü uykuya dalamadım,aslında uykuya dalamadığım zamanları seviyorum, çünkü o zaman annem beni hemen yanına alıyor...dün annemin hastaneden arkadaşları beni görmeye geldi,bir o kucak bir bu kucak dolaştım durdum,oh oh pek keyifliydi canım....artık etrafıma daha bir bilinçli bakmaya başladım, dün bahçedeki kedi yavrucaklarını seyrettim, ağaçların tadını çıkardım...

Friday, August 11, 2006

kocaman bir banyoya girdim ben...

geçen hafta ne kadar eğlenceliydi, koskocaman bir banyonun içine girdim...annemler ona deniz diyorlar, banyo suyu için biraz fazla tuzluydu ama basbayağı banyoydu işte...yeşil yumşak otlar, benden daha minik kıpırdayan yaratıklar vardı suyun içinde, pek eğlenceliydi canım...ama anlayamadım neden bu sefer ısıtmamışlar bu suyu benimkiler, biraz üşüdüm...üstelik şampuan da sürmediler kafama, kafamda gözlerimi kapatan komik bişeyle soktular beni suya şapkamıymış neymiş...bir de hiç bu kadar utandığımı hatırlamıyorum, çevrede bir sürü insan ben anadan doğma cıbıldak, olur mu canım bari bir asma yaprağı ile kapatsaydınız...neyse bütün olumsuzluklara rağmen sevdim ben bu suyu...nolur nolur bir daha gidelim...

Thursday, July 20, 2006

babacım bir oyun halım bile yok...

ben büyüdüm artık, sadece dönenceyle kandıramazsınız beni, dokunma, duyma ve görme duyularımın gelişebilmesi için oyun halısı şart oldu....en iyisi bu pazar annemle beraber bu iş üzerinde yoğunlaşın siz....seni seviyorum babacık...

Sunday, July 16, 2006

anne ben gülüyorum...hem de çok gülüyorum...

gülmüyorum diye dert ediniyordunuz, benimle daha çok konuşur ve ilgilenirseniz bak nasıl da çok gülüyorum, gülerken sana poz bile veriyorum..hele bana esprilerinden yaparsan bırak gülmeyi kahkaha bile atarım..
üzülme anne tosbağlar yavaştır ama bilirsin tavşanı da geçerler...
sütoburum, arkadaşım nasıl da öğrenmiş emeklemeyi, ben de emekliyeceğim ben de ben de...sen yeter ki bana bol bol mama ver...

Friday, July 14, 2006

ben gezdim de geldim..

aslında tosbağ anlatmak isterdi size izmir gezisini ama şu an sadece ellerini oraya buraya savurmak, annesinin bluzunu ve saçını çekmek, arasırada emmek için kullanıyor...tosbağ pazartesi günü bir merak içinde izmire halasına ve iki kuzenciği görmeye gitti..yolculukta gayet usluydu...halasına çarçabuk alışan oğluşum kuzenlerini tekmeleyip, onların üstüne oturdu, doğdukları zaman sanırım bunun hesabını soracaklar...
baba bizi görünce çok şaşırdı tosbağcık dört gün içinde gülücük sayısını arttırmış ve çevreyle ilgisini daha da geliştirmişti...
halaya bol bol gülücükler...
yine gelecek biz...

Sunday, July 02, 2006

Kaplumbağ terbiyecisi...

ne gariptir ki doğumdan bir ay önce Osman Hamdi Bey'in kaplumbağ terbiyecisi isimli tablosunun puzzle nı yapmaya başlamıştım, tosbağdan sonra yarım kaldı, bir gün belki tekrar ellerim diye salon masasında öylece duruyor...her saniyem beyefendinin emrinde olduğu için bana izin verdiği ölçüde bir şeylerle uğraşıyorum, bizim tosbağ annesini terbiye ediyor...